Split → Vis → Hvar → Korčula → Mljet → Dubrovnik
8–15 Ağustos 2026
Ters yönde ilerleyen bu rota, daha sakin adaları ve daha uzun ada geçişlerini öne çıkarır. Vis Adası açık deniz hissini ve berrak suları tanıtırken, yolculuk Dubrovnik’in görkemli varışıyla tamamlanır. Dengeli, katmanlı ve derinlikli bir seyir.
Seyir karakteri: karma etaplar, gelişen ritim
Kimler için: karşıtlıkları ve geçiş hissini sevenler
1. Gün: Alışveriş, tekneye yerleşme ve briefing Split
Mljet
Dubrovnik’ten Mljet’e geçiş huzurlu, ritmik ve göz alıcı. Öğleden sonra Mljet Ulusal Parkı’na varıyoruz: Bu daha önce çoğu kez görüp etkilendiğimiz bir manzara. Yoğun çam ormanları, lagün gibi sakin koylar, akvaryum berraklığında sular. Teknemizle bir ağaç örtüsünün altında demirleyeceğiz. Akşamüstü güvertede hafif bir akşam yemeği, ardından yıldızlar altında tamamen doğayla bütünleşmiş bir gece bizi bekliyor!
Korčula
Sabah Mljet’in sakin koylarından ayrılıp kuzeye doğru ilerliyoruz. Yol boyunca Adriyatik, yeşil ve koyu mavi tonlarla büyülüyor. Öğle saatlerinde el değmemiş bir koyda yüzme molası. Öğleden sonra Korčula silüeti beliriyor: kırmızı kiremitli çatılar, surlarla çevrili eski şehir, dar taş sokaklarıyla adeta küçük bir Dubrovnik hissine hazır mıyız? Akşam, eski şehrin dar sokaklarında dolaşırken lokal şarap kokuları, lokal şarkılar ve Akdeniz esintisi bizimle olacak.
Hvar
Bugün rota daha enerjik, daha kozmopolit bir çizgiye doğru ilerliyor. Öğleden sonra Hvar limanına giriyoruz; zarif yatlar, taş sokaklar, tarihi kale ve Ege’nin değil, Adriyatik’in bir Mykonos’u gibi hissedilen bir enerji.
Brač
Hvar’dan sabah erken ayrılıp Brač’a doğru yol almaya başlıyoruz. Bu etap, Adriyatik’in en sakin, en ritmik seyirlerinden biri. Yol boyunca yüzme molaları verilebilecek küçük turkuaz cepler, kayalık hat boyunca gizli koylar bulunuyor. Öğleden sonra Zlatni Rat (Golden Horn) plajının yanındaki sularda demir atıyoruz: ünlü beyaz üçgen kumsalıyla dünyanın en tanınan plajlarından biri. Akşam Brač’ta yerel taş mimarili restoranlarda adanın sakin ritmini yakalamaya hazırız.
Hvar’dan ayrıldıktan sonra rota yavaşça batıya dönüyor ve Adriyatik’in en izole, en dokunulmamış adalarından biri olan Vis ufukta beliriyor. Ada yaklaşırken kıyılar daha dramatik hale geliyor: dik kayalıklar, yoğun çam ormanları ve neredeyse fosforlu bir mavi… Bu renk Vis’e özgü; derin, temiz ve sonsuz bir berraklık. Öğle saatlerinde Stiniva veya Rukavac koylarında yüzme molası veriyoruz — iki koy da dünya çapında bilinen doğal güzellikleriyle adeta bir “hidden lagoon”. Su o kadar net ki, tekne gölgemiz denizin tabanına düşüyor.
Öğleden sonra Vis limanına giriş: ada hâlâ savaş sonrası dokunulmamışlığını koruyor, sokaklar sessiz, ritim ağır, saf bir Akdeniz nostaljisi hâkim. Taş evler, dar sokaklar, sahilde hafif bir meltem… Vis, turistik kalabalıklardan uzakta gerçek bir ada ruhu sunuyor. Dileyenler Blue Cave (Mavi Mağara) için kısa bir tur yapabilir — mağaranın içine düşen ışık suyu neredeyse neon bir maviye çeviriyor.
Merak ettiğiniz her şey
Sağlık vb özel sebeplerle yapılan 60 gün öncesine kadar ptallerde hakkınızı farklı bir seyirde 1 sene boyunca kullanabilirsiniz.
Yurtdışı seyirlerimizde 13 yaş sınırı var. Ancak tekneyi kendiniz- arkadaşlarınız için kapatmak isterseniz o zaman sınır yok. Her yaştan çocuk teknede kalabilir. Önerimiz ise minimumda 6 yaş. Tüm Çocuk can yelekleri ve güvenlik ekipmanları teknelerde mevcuttur.
Sabah kahvaltısı ve öğle atıştırmalıkları tüm tekne için yapılan alışveriş malzemeleriyle Neo Sailing ekibi ve katılımcıları tarafından hazırlanır. Akşam yemekleri dahil değildir, bağlı bulunduğumuz seyir noktalarında alınır. Kaptanın yeme-içmesi tüm ekip tarafından ortak olarak karşılanır.
Tüm kabinler konforlu yataklarla donatılmıştır. Havlular ve nevresimler dahildir.
Yanınızda şapka, güneş gözlüğü, teknede giymek üzere tercihen beyaz tabanlı, kaymaz bir spor ayakkabı ve sabah yapacağımız yürüyüşler için bir başka spor ayakkabı ile rüzgar geçirmez bir mont getirmenizi tavsiye ediyoruz. Eğer yelken eldiveniniz varsa teknede halatlarla yapılan tüm işler daha kolay oluyor :)